Yazdır 

00066.MTS.Still004

Güneşli bir gün, vaktim var ve altımda yeni Triumph Tiger 800 XRx; keyifli bir günün reçetesi gibi. Eski halini beğenirken bu güncellenmiş hali bana neler hissettirecek merak içindeyim. İlk bakışta gözüme pek farklı değilmiş gibi gelse de, XRx orta seviye donanımlı versiyonu olduğundan hoş sürprizler beni bekliyordu. Yeri gelmişken hemen açıklayayım Triumph Tiger 800 serisinde üç harfli bir kodlama sistemi kullanıyor. ilk X araziye dönük şase yapısını, sonraki harf R olursa yolu, C olursa araziyi işaret ediyor. Son harf ise donanım seviyesini. Yani XR baz yol; XC ise baz arazi versiyonu demek. XRx veya XCx olduğunda orta seviye aksesuarlarla donanmış oluyor. Tiger 800 serisinin en dolu versiyonlarıysa XRt ve XCa.

 

Etrafında dolanırken fark ettiğim yeniliklerden bahsedeyim biraz.XRx Ön tarafta 43mm çapında 180mm'lik ters Showa amortisörler var, ne yazık ki ayarsız. Ön jant 19" ve çift 308mm diskle donatılmış, bu diskleriyse Nissin'in çift piston kaliperleri kavrıyor. ABS tabii ki standart ve kapatılabiliyor. Arka taraftaysa 17"lik jant, 255mm tek disk, hidrolik ayarlı 170mm'lik Showa monoshock ve yine Nissin tek piston kaliper var. Sis farları ve elcik ısıtma XRx'te standart. Üstüne oturduğumda süper konforlu bir jel sele kucakladı beni. Analog devir ve dijital diğer göstergeler içiçe. Tasarım bir süredir pek değişmedi ve ben hala beğeniyorum. Okuması rahat ve birçok bilgiye ulaşabileceğiniz bir ekran. Sürüş tarzları ve dörtlü flaşörün tuşları kadranın hemen solunda; açıkçası ben arandım biraz, diğer kumandalar gidonda çünkü. Üç sürüş tarzının yanısıra hız sabitleyici (cruise control) ve çekiş kontrol sistemi (traction control)
XRx'te standart donanımlardan.

 

Elcikleri kavradığımda iki manetin de yükseklik ayarlı olduğunu farkGOPR1679.MP4.Still001 ediyorum, manetleri ve elimide koruyan elcik korumalar yine standart. Kontağı açtığımda immobiliser sistemi devreden çıkıyor ve ilk marşla hemen çalışmaya başlıyor üç silindirli motor. Kumandaları biraz daha kurcalıyorum. Yol, arazi ve kişisel olmak üzere üç sürüş tarzı seçeneği var. Kişisel seçeneğini tamamen kişisel tercihlerinize göre şekillendirebiliyorsunuz, ben kurcalamadım. Hem çekiş kontrol, hem de ABS sistemini kapatabiliyorsunuz. Neyse artık sürmek istiyorum biraz. Aynaları ayarlayıp takıyorum vitese ve hemen fark ediyorum ki şanzıman da oldukça kullanıcı dostu. Kolay dozajlanan bir debriyajı var. 95HP'lik motor rölantide bile ben buradayım diyor, kendine has iniltisiyle.

 

00066.MTS.Still001Sinyal verip ilk sapaktan sapıyorum, sinyali kapatmak istediğimde kendiliğinden kapanmış olduğunu fark ediyorum; tabii ki yine standart. :P Sürüşü ilginç, bana çıplak motosikletleri hatırlatıyor. Ön cam keşke biraz daha kısa olsaymış diyorum kendime, böylece tamamen rüzgarı hissedebileceğim. Rüzgara karşı ciddi koruma isteyenler opsiyonel yüksek cam almayı düşünebilirler. Gazı dozajlamak çok kolay, üç silindirin gaza tepkisi harika. Işınlanırcasına gitmiyoruz, ama bana hissettirdikleri çok güzel; oldukça eğleniyorum. Yönlendirmeler net ve basit. Frenleri dozajlamak kolay. Dengesi mükemmele yakın. Oturuş pozisyonu süper rahat. Acayip etkilendim, çaktırmamaya çalışıyorum.

 

Sürat yükselmeye başladığında XRx daha da çıplak motosiklet gibi davranmaya başlıyor. Yönlendirmelerde biraz daha çalışmak gerekiyor, belli açılardan fazla yatırmak için vücud pozisyonu almak işi çok rahatlatıyor. İnanması güç, ama altımda sanki Speed Triple var; çok daha rahatı tabii. Sesi de bayağı kışkırtıcı. Yüksek süratte camdan iyice rahatsız oluyorum, sökesim geliyor. Öndeki havayı toparlayıp boynuma doğru vuruyor; sevmedim, keşke biraz daha alçak olsa. Sürat biraz daha yükseldiğinde amortisör ve frenler artık bizim sınırımıza geldin demeye başlıyorlar. Haklılar da bu çocuk bu süratlerin motoru değil. İnsanı hızlara düşüp keyifle virajdan viraja akıyorum, keyif içindeyim.

 

Ne yazık ki sürüşüm Korlas'ın önüne geldiğimde son buluyor. Hiç yorgun değilim; bana kalsa daha da sürerim. Teslim etmeden önce sağını solunu biraz daha kurcalamak için orta sehpaya alayım diyorum ve beni rahatsız eden ikinci unsuru keşfediyorum: orta sehpa iyi ayarlanmamış! Oldukça zorlandım, belki XC serisine göre ayarlandığı için XR'da zor gelmiş olabilir bana. Günün sonunda kusur arayacaksam ön cam ve orta sehpayı saymam gerekir. Geri kalan tüm paket bende çok olumlu izlenimler bıraktı. 14.290€'luk fiyatıyla nerdeyse japon motosikleti fiyatına satıldığını düşünürsek bence Korlas kaçırılmaması gereken bir fırsat sunuyor. Alın ve gönlünüzün dilediği yere güvenle sürün, bu çocuk sizi çok mutlu edecek. :)